Arif, 30 yaşlarında, tren yolunun kenarındaki evde babasıyla yaşıyordur. Yatalak halde, yaşayıp yaşamadığı bile belli olmayan babası Rauf’un, tüm yükü ona yıkılmıştır. Arif’in her halinden bu sorumluluklardan memnun olmadığı bellidir, cezaevinden yeni çıkmış, iş bulamıyordur.
Arif, sevgilisi Nermin’le yaşadıkları kaostan kurtulmak için yaptıkları planlara uyamamıştır. Nermin son kez konuşup rest çeker. Bunun üzerine Arif ağabeyini eve çağırıp onunla bu yüklerden kurtulması üzerine konuşur. Abisinden sorumluluklarını almasını ister. Ağabeyi buna bir anlam veremeyip kardeşine maddi anlamda sözler vererek onun ayrılamayacağını söyler. Arif hayatını değiştirmek, bu kısır döngüden kurtulmak istediğini abisine yineler. Arif evinin önünden geçen bir tren gibi yola çıkacak mıdır yoksa sonuna kadar bu istasyona bağlı mı kalacaktır?